BİLİRKİŞİ KUSUR ORANI BELİRLEYEMEZ (İPTAL KARARININ KALDIRILMASI)
DANIŞTAY 10.DAİRESİNİN 2021/3687 Esas ve 2025/1505 K sayılı 11/03/2025 tarihli Adalet Bakanlığı Bilirkişilik Daire Başkanlığının resmi internet sayfasında 07/09/2020 tarihinde yayımlanan Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar’ın 27. maddesinde yer alan “Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan, kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder” ibaresinin İPTALİNE dair kararının temyizen incelenmesinde bu kez İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/2154 Esas ve 2026/22 K sayılı 07/01/2026 tarihli kararı ile BOZULMASINA karar verilmiştir. Karar metni aşağıda her iki kararı da içerecek şekilde sunulmaktadır.
![]()
BİLİRKİŞİ KUSURLULUK (ASLİ/TALİ & YÜZDESEL ORAN) KONUSUNDA DEĞERLENDİRME YAPAMAZ DÜZENLEMESİNİN İPTALİ
Bilirkişiler açısından önemli bir sorun olan kusur değerlendirmesi konusunda uygulamada Yargıtay ve mahkemeler tarafından bilirkişilerden kusur değerlendirilmesi yapılması da istenilmesine rağmen, Bilirkişilik Bölge Kurulları tarafından kusur değerlendirmesi yapan bilirkişilere disiplin cezası verilmekte, kusur değerlendirmesi yapılmadan hesaplamalar yapılamamaktaydı. Danıştay 10. Dairesi’nin 11.03.2025 tarihli ve E. 2021/3687, K. 2025/1505 sayılı kararında, kusur değerlendirilmesinin (asli-tali kusur & kusur yüzdesi belirlenmesinin) bilirkişinin görevi kapsamında kaldığına karar verilmiştir. Böylece “bilirkişilerin uyacağı temel ilkeler içerisinde yer alan kusur değerlendirilmesi yapılamayacağına” ilişkin hüküm iptal edilmiştir.
![]()
AVUKATA NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNCE BİLGİ VERİLMEMESİ HAK ARAMA HÜRRİYETİNE ENGEL OLUŞTURUR
ÖZET: Davacının dilekçedeki davalı adres bilgilerine ilişkin eksiklerin tamamlanması için kendisine mahkemece kesin süre verilmesi ve bu süre sonunda söz konusu eksikliğin giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağı sonucuyla muhatap olması ihtimali karşısında, söz konusu adres bilgilerine erişimin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmakta olup, avukat olan davacının davalıların adres bilgilerini öğrenmek için yaptığı başvurunun reddine ilişkin Zile Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü’nün 27.09.2013 tarih ve 3142 sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmaktadır.
![]()


