DEPREMDE ZAMANAŞIMI BAŞLANGICI VE SÜRESİ
YARGITAY K – HGK – 2003 – 594 K ÖZET: On yıllık zamanaşımı süresi zararın meydana geldiği; haksız fiilin bütün unsurlarıyla gerçekleşip hukuken bu niteliğe büründüğü tarihten itibaren işlemeye başlar. Görülmekte olan dava zararın varlığının ve zarar verenin kim olduğunun davacı tarafından öğrenildiği deprem tarihinin üzerinden bir yıllık süre geçmeden açılmıştır. Dolayısıyla, zamanaşımı gerçekleşmemiştir.
![]()
MERNİS ADRESİNE TEBLİGAT ÇIKARILMASI ŞARTLARI
ÖZET: “Muhatabın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen adresten farklı olması halinde; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine “Mernis Adresi” şerhi verilerek Tebligat Kanunu’nun 21/2. Maddesi uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması yeterli olup, öncelikle bu adrese normal bir tebligat çıkartılması gerekmemektedir. “
![]()
AVUKATLIK ÜCRETİ – GÖREVLİ MAHKEME – TÜKETİCİ AYRIMI
ÖZET: Avukatın sunduğu hizmet, müvekkilinin tüketici sıfatını taşıması ve bu suretle vekâlete ilişkin hukuki münasebetin tüketici işlemi vasfında olması durumunda, TKHK hükümlerine tabi olacak, taraflar arasında doğan ihtilaflar da tüketici mahkemeleri (miktar sınırına göre tüketici hakem heyetleri) önünde çözümlenecektir.
![]()
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ – GÖREVSİZLİK KARARI – ASLİYE TİCARET – TENSİP ZAPTINDAN ÖNCE DAVA ŞARTININ YERİNE GETİRİLMİŞ OLMASI
ÖZET: İstisnai olarak görevsiz mahkeme aşamasında bu eksikliğin giderildiği ve görevli mahkeme olan ticaret mahkemesinde davanın esasına girilmeden arabuluculuk işlemlerinin tamamlandığı anlaşıldığından Mahkemece esasa girilerek karar verilmesi gerekirken tekrar davacıdan arabuluculuk Yasası gerekleri “anlaşmazlık tutanağının getirilmesi” istemek Yasanın uygulamasındaki amacına da uygun düşmeyeceği, somut olayda HMK’nin 115/3. Maddesinde göz önüne alındığında dava şartı yokluğundan red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
![]()
Fikri Haklar – Davaların Yığılması – Dava Şartı Arabuluculuk
ÖZET: * TECAVÜZÜN REF’İ VE TAZMİNAT ( Davacı Taraf Bir Nispi Ticari Dava Olarak 5846 S.K. Kapsamında Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri Yanında Eser Sahipliğinin Tespiti Tecavüzün Ortadan Kaldırılması Taleplerini Bir Arada İleri Sürdüğünden Bu Nitelikteki Davaların Bir Bütün Olarak ve İşin Esasına Girilerek Mahkemece Çözüme Kavuşturulması Gerektiği Halde İlk Derece Mahkemesince Uyuşmazlığın Zorunlu Arabuluculuğa Tabi Olduğu Gerekçesiyle Davanın Usulden Reddine Bölge Adliye Mahkemesince de Aynı Gerekçeyle Davacı Tarafın İstinaf İsteminin Esastan Reddine Karar Verilmesinin İsabetsizliği )
![]()
DÜĞÜNDE TAKILAN TAKILAR KADINA AİTTİR
ÖZET: Takıların davalı elinde kaldığı kabul edilerek tekrar davacıya iade edildiğinin ispat yükünün davalıda olduğundan bahisle kısmen kabul kararı verildiği, bu karar verilirken davalıya takılan takıların davalıya, davacıya takılan takıların ise davacıya ait kişisel mal olduğunun kabul edildiği, sadece davalıya takılan 13 gram 22 ayar 1 adet bilezik yönünden bu takının kullanılış amacı ve niteliğine göre erkek tarafından kullanılabilecek takılardan olmaması nedeni ile davanın kabul edildiği, Özel Dairenin ise düğünde takılan takıların kime takılırsa takılsın kadına bağışlanmış ve onun kişisel malı olacağından bahisle bozma kararı verdiği, bu bozma gerekçesinin doğru olmadığı, zira tanık …’nın yeminli ifadesinde bu tür takıların kime takılır ise onun sayılacağına dair adetleri olduğunu beyan ettiği, Düğündeki takıların takılan kişiye ait olacağına ilişkin gelenekleri bulunduğuna dair tanık beyanı olan eldeki davada, kullanılış amacı ve niteliğine göre erkek tarafından kullanılamayacaklar hariç olmak üzere düğün sırasında erkeğe takılan ziynet eşyalarının erkeğin kişisel malı sayılıp sayılamayacağı.
![]()
KESİN SÜREDEN SONRA BİLDİRİLMİŞ OLSA DAHİ HAZIR BULUNDURULAN TANIĞIN DİNLENMESİ GEREKTİĞİ
ÖZET: Davacı tarafa 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça kesin sürenin sona ermesinden sonra tanık listesinin mahkemeye sunulduğu, karar duruşmasında davacı vekilinin tanıkların duruşma salonu dışında hazır olduklarını beyan ettiği, mahkemece, duruşma sırasında davacı tanıkları hazır bulunduğuna göre emredici hüküm olan HMK 243/1. maddesi uyarınca davacı tanıklarının dinlenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği.
![]()
İSTİRDAT DAVASI DAVA ŞARTI ARABULUCULUĞA TABİDİR
ÖZET: İstirdat davasının konusunun bir miktar para alacağına ilişkin bulunduğu, buna bağlı olarak istirdat davasının açılmasından önce TTK’nın 5/A maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu…
![]()
FAZLAYA İLİŞKİN HAKLAR SAKLI TUTULMUŞ İSE DAVA BELİRSİZ ALACAK DAVASI OLARAK NİTELENDİRİLEMEZ
ÖZET: Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir.
![]()
Fesih’e Bağlı Alacaklarda Arabuluculuk Şartları – Anlaşma Belgesinin İptali
ÖZET: Somut olayda, davacı işçinin davalıya ait işyerinde 01/01/2010- 26/04/2019 tarihleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı işveren tarafından ihtiyari arabuluculuk süreci başlatılarak düzenlenen anlaşma tutanağında davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarına karşılık toplam 30.000,00 TL ödeneceği kararlaştırılmıştır.
![]()


