KAZADA SAKAT KALAN KİŞİNİN BAKICI GİDERİNİN TEDAVİ GİDERLERİNDEN KARŞILANMASI GEREKTİĞİ
ÖZET: Sigorta şirketinin kazada sakat kalan kişinin bakıcı giderlerini, poliçede yer alan tedavi giderlerinden karşılaması gerekir.
![]()
HAKEM HEYETİ BOZMA KARARI SONRASI DİRENME KARARI VEREMEZ
ÖZET: “Sigortacılık Kanunu’nun 30/23. maddesi “Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır.” hükmüne haizdir. Hakem heyetince Hukuk Muhakemesi Kanunu’nda mahkemeler için öngörülen direnme kurumunun kıyas yoluyla hakemler içinde geçerli olduğu ileri sürülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre direnme yetkisi devlet (ilk derece) mahkemelerinin ve istinaf mahkemelerinin tekelindedir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 15. maddesine göre; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Yargıtay dairelerinin bozma kararlarına karşı mahkemelerce verilen direnme kararlarını inceleyerek karar vermekle görevli kılınmıştır.
![]()
MERNİS ADRESİNE TEBLİGAT ÇIKARILMASI ŞARTLARI
ÖZET: “Muhatabın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen adresten farklı olması halinde; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine “Mernis Adresi” şerhi verilerek Tebligat Kanunu’nun 21/2. Maddesi uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması yeterli olup, öncelikle bu adrese normal bir tebligat çıkartılması gerekmemektedir. “
![]()
AVUKATLIK ÜCRETİ – GÖREVLİ MAHKEME – TÜKETİCİ AYRIMI
ÖZET: Avukatın sunduğu hizmet, müvekkilinin tüketici sıfatını taşıması ve bu suretle vekâlete ilişkin hukuki münasebetin tüketici işlemi vasfında olması durumunda, TKHK hükümlerine tabi olacak, taraflar arasında doğan ihtilaflar da tüketici mahkemeleri (miktar sınırına göre tüketici hakem heyetleri) önünde çözümlenecektir.
![]()
TASARRUFUN İPTALİ DAVASI – DAVA ŞARTI ARABULUCULUĞA TABİ DEĞİLDİR
ÖZET : İptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup, tasarrufa konu malların 3. Kişi tarafından satın alınmış olmasının ya da uyuşmazlığın davalılar arasında çıkmasının görev hususunun belirlenmesine doğrudan bir etkisi yoktur. Kaldı ki davada incelenmesi gereken husus davalı borçlunun yaptığı tasarruflarının iptali gerekip gerekmediği, İİK 277 vd. maddelerinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Görevin, İİK 281/1 maddesine göre genel mahkemelere ait olduğu, davanın ticari dava olmadığı da açıktır. Mahkemece; davacı banka tarafından davalıların kendi aralarında yapmış oldukları tasarrufun İİK 277 vd. maddeleri gereğince iptali istemi ile açılan tasarrufun iptali davasının ticari dava olarak değerlendirilmesi ile davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi hatalıdır.
![]()
İŞE İADE DAVASINDA 2 HAFTALIK SÜRE BAŞLANGICI – ARABULUCULUK TUTANAĞINDA SON İMZA TARİHİ İLE BAŞLAR
ÖZET: Davacı vekili sürecin tamamlandığından son tutanağın imzalarının tamamlanıp kendisine gönderilmesi ile öğrendiği ve tutanağın eline geçtiğini beyan etmiştir. Bu nedenle dava yasal 2 haftalık süresi içinde 25.01.2019 tarihinde açılmıştır. Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından çıkarılan Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk isimli kitapta da “arabuluculuk sürecinin tüm imzaların tamamlanması ile sona ereceği” ve dava açma süresinin son tutanaktaki son imzanın tamamlanması ile başlayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle mahkemece davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığına ilişkin mahkeme kararı hatalıdır.
![]()
KREDİ KARTI – İTİRAZIN İPTALİ – TİCARİ DAVA – DAVA ŞARTI ARABULUCULUK
ÖZET: Dava, kredi kartı kullanımı nedeni ile oluşan alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığı çözmekle görevli olan mahkemenin tüketici mahkemesi olması hususunun, davanın “ticari dava” niteliğini değiştirmeyeceğinin açık bulunmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden Ticari Dava Şartı varlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmakla istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Not: Karar tarihi itibariyle Ticari Dava Şartı varlığı, daha sonra Tüketici Dava Şartının yürürlüğe girmesi ile birlikte Tüketici Dava Şartı varlığına dönüşmüş olduğu ile birlikte değerlendirilmelidir.
![]()
KAYIT KABUL DAVASI ZORUNLU ARABULUCULUĞA TABİ DEĞİLDİR
ÖZET: İflas alacaklısının, kayıt ve kabul davası açmadan önce, TTK.’nun 5/A maddesine dayalı olarak, dava şartı kapsamında arabuluculuğa başvurulması için yasal zorunluluk bulunmamaktadır. Çünkü; bu zorunluluk, iflas tasfiyesinin genel paradigmasına, niteliğine ve uygulamasına aykırıdır. Ayrıca; İflas alacağının iflas idaresince bir kez reddettikten sonra, arabuluculuk sürecinde ve diğer alacaklıların katılımı olmaksızın bu kez tamamen ve/veya kısmen kabulünün masanın menfaatine bir temsil biçimi olarak da kabul edilemeyecektir.
![]()





