İHTİYARİ ARABULUCULUKTA ANLAŞILAN KONUDA DAVA AÇILAMAZ
T.C. YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ ESAS NO 2019/6378 KARAR NO 2020/4619 TARİHİ 09.07.2020 MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
![]()
ÖNALIM DAVASI – BEDEL – DAVADAN ÖNCE VERGİ DAİRESİNDEN DÜZELTME YAPILMASI HALİNDE BEDELİN KABUL EDİLECEĞİ
ÖZET : Tapuda düşük gösterilen satış bedeli, ön alım davası açılmadan önce vergi dairesine gidilip düzelttirilirse ön alım bedeli, tapu bedeli değil; vergi dairesinde düzeltilen bu bedel olacaktır.
![]()
KONYA BAM-3 HD- 2020/908 K- TRAFİK KAZASI-TAZMİNAT HESAPLAMA YÖNTEMİ
ÖZET: Haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
![]()
CEZA YARGILAMA HUKUKUNDA İHTİYARİ MÜDAFİ VE YETKİLERİ
T.C. YARGITAY CEZA GENEL KURULU ESAS NO : 2016/1421 KARAR NO : 2020/461 TARİHİ : 17.11.2020 “İçtihat Metni” Kararı veren Yargıtay Dairesi: (Kapatılan) 21. Ceza Dairesi Mahkemesi: Asliye Ceza Sayısı: 166-72 Sanık … hakkında resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 204/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis, 765 sayılı TCK’nın 503/1, 522/1 maddeleri uyarınca da 2 yıl 8 ay hapis ve 10.125 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.03.2011 tarihli ve 166-72 sayılı hükümlerin, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 24.06.2014 tarih ve 11777-12380 sayı ile;
![]()
AVUKATLIK BÜROSUNDA ve ARABULUCULUK MERKEZLERİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ UYGULAMALARI
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 6. Maddesinin 1. Fıkrası a bendinde yer alan ibareye göre 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi görevlendirmekle yükümlü tutulmuştur.
![]()
AVUKATLIK BÜROSUNDA KİŞİSEL VERİ TESPİT EDEN YAZILIMLARIN KULLANILMASI – KVKK CEZA VERİLECEĞİ
ÖZET: Avukatlık Bürolarında; kimlik ve iletişim bilgileri gibi kişisel verilerinin sorgulanmasına imkân tanıyan yazılım/program/uygulamaların kullanılması halinde bu durumun 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun veri sorumlularının veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklerini düzenleyen 12 nci maddesi hükümlerine aykırılık oluşturduğu dikkate alınarak, yaşanabilecek veri güvenliği ihlallerinin önüne geçilmesini teminen; Bu mahiyetteki yazılımları/programları/uygulamaları kullandığı tespit edilenler hakkında Türk Ceza Kanunu kapsamında gerekli adli işlemlerin tesisi için konunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 158 inci maddesi hükmü uyarınca ihbaren ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına bildirileceği.
![]()
İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE İLİŞKİN İLKELER
T.C. YARGITAY 19.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2019/2981 KARAR NO : 2019/4812 K.TARİHİ : 17.10.2019 BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR I-BAŞVURU Başvurucu avukat … 26.03.2019 tarihli dilekçesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 2018/1935 esas ve 2019/268 karar sayılı ve 04.03.2019 tarihli kararı ile 2018/1569 esas ve 2018/960 karar sayılı ve 15.08.2018 tarihli kararı arasında çelişki bulunduğu gibi İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin 2019/75 esas ve 2019/171 karar sayılı ve 07.02.2019 tarihli kararı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 2018/1935 esas ve 2019/268 karar sayılı ve 04.03.2019 tarihli kararı arasında da çelişki bulunduğunu belirterek 5235 sayılı Yasa’nın 35. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.
![]()
AVUKATA NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNCE BİLGİ VERİLMEMESİ HAK ARAMA HÜRRİYETİNE ENGEL OLUŞTURUR
ÖZET: Davacının dilekçedeki davalı adres bilgilerine ilişkin eksiklerin tamamlanması için kendisine mahkemece kesin süre verilmesi ve bu süre sonunda söz konusu eksikliğin giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağı sonucuyla muhatap olması ihtimali karşısında, söz konusu adres bilgilerine erişimin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmakta olup, avukat olan davacının davalıların adres bilgilerini öğrenmek için yaptığı başvurunun reddine ilişkin Zile Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü’nün 27.09.2013 tarih ve 3142 sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmaktadır.
![]()
ŞİRKET ORTAKLIĞINDAN AYRILMA İSTEMİ – GÜVEN İLİŞKİSİNİN SARSILMASI
ÖZET: Şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava edilmiş, Davalı taraf haksız ve kötü niyetle şirketin feshi istemli dava açıldığını, şirketin feshine dayanak gösterilen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, fesih isteyen ortakların ortaklıktan çıkma imkânı varken fesih talebinde bulunmalarının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ileri sürerek davalı şirket ortaklarının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, TTK’nın 636/3 maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiş olduğu, Şirketin feshi kararı sadece ortakları değil şirket alacaklıları, çalışanları ve hatta piyasa ekonomisini etkilemektedir. TTK’nın 636/3 maddesi hâkime, şirketin feshi haricinde duruma uygun düşecek diğer bir çözüme hükmetme hususunda yetki vermekte, başlı başına ekonomik değer taşıyan şirketin, fesih ve tasfiyesinden ziyade, mevcut uyuşmazlıklar giderilerek ticari hayatına devamını sağlamaktadır. Mahkemece TTK’nın 636/3 maddesindeki şirketin devamına imkân sağlayan düzenleme değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
![]()





